22 Mart 2017 Çarşamba

Bir simülasyon karakteri olarak bölümü bitirmek - 1; Gerçeklik üzerine

 Korku film senaryolarında daha başlangıçta başına iş alarak kurban edilen alpha-male karakterlerden öğrendiklerim ve simülasyon argümanı üzerine
 Eminim bir çoğumuz geçmişte Age of Empires isimli şaheser oyunu oynamış ve top atanlarınızla dosta huzur düşmana korku salmışızdır. Matrix, Fight Club' ları izlemiş ve "Ah yalan dünya" diye türkü tutturmuşuzdur. Yapay Zeka ve Karma Gerçeklik ile bugün yeni yeni yapmaya başladığımız işler bir endişeyi de doğuruyor böylece; acaba biz de bir "bilgisayar" simülasyonu içerisinde var olan sanal karakterlerden mi ibaretiz?
Öncelikle 2001 yılında Bostrom tarafından öne sürülen simülasyon argümanının önermelerini bir inceleyelim;
Teknolojik olarak çok gelişmiş "insan sonrası" bir medeniyet muazzam güçlü işlem gücüne sahip olacak. Bu ampirik veriye dayanarak, simülasyon argümanı aşağıdaki üç önermeden en az birinin doğru olduğunu söyler:
insanlık çok üstün bir teknolojik çağa ulaşmadan yok olacaktır;
teknolojik olarak üst düzeylere ulaşan medeniyetlerin hiçbiri bizim evrimsel tarihimizi simüle etmekle ilgilenmeyecektir;
neredeyse kesinlikle bir bilgisayar simülasyonunda yaşıyoruz.
Eğer (1) doğru ise o zaman insanlık, çok üstün teknolojik bir çağa geçemeden yok olacak. Eğer (2) doğru ise, ileride yaşayacak üstün medeniyetler arasında geçmişte yaşamış atalarının simülasyonunu yapmaya istekli bir birey bulunmayacaktır. Eğer (3) doğru ise, biz şu an kesinlikle bir simülasyonun içerisinde yaşıyoruz. Eğer şu an bir simülasyonda yaşamıyorsak, atalarımız çok üstün bir teknolojiye ulaştılar fakat herhangi bir simülasyon programı hazırlamadılar.
Kaynak:https://tr.wikipedia.org/wiki/Sim%C3%BClasyon_arg%C3%BCman%C4%B1 
Mantıklı geliyor değil mi? Önceden belirlenmiş bir rastgelelik ölçütü ile meydana gelen yıldızlar, gezegenler, çeşitlenen canlılar, insanlar...

"Simülasyon" a bir programcının gözünden bakacak olursanız, yazdığınız bir fonksiyon siz exit(); komutunu verene dek çalışacaktır.
Bilim, oyundaki karakterler olarak bu oyunun kaynak kodlarından kesitler sunuyor. Evrensel yasalar, sosyo-bilimsel olgular aslında bu oyunun kuralları, yani kaynak kodları oluyor. Eğer tüm oluş gerçekten bir simülasyon yazılımıysa, bunu yazan yazılımcıya ancak onun eserini inceleyerek, anlamaya çalışarak yaklaşabiliriz.
 Ancak her yazılım, içerisinde "bug" (hata) barındırır. Kuantum fiziğin, göreliliğin ve gözlemciye has gerçekliğin bize anlatmak istediği belki de en önemli nokta şudur ki: gerçek yoktur. "Gerçek" olarak adlandırılan şey, bireye veyahut bireyler topluluğuna has, öznel, değişebilen ve zaman boyutunun boyundurluğunda var olabilen bir isimlendirmeler topluluğudur.
 Bu akşam balkonunuzdan, pencerenizden yukarıya, yıldızlara bakın ve gözlerinizi kapatın. Gözlerinizi kapattığınızda gördüğünüz şey bu sefer sizin gerçeğinizdir; karanlık. Gözlerinizi tekrardan açtığınızda ise gördüğünüz artık başka bir gökyüzüdür. Zahiri bir tabiata sahip olan varoluşta gerçek olarak addeddiğimiz herhangi bir şeye; nesneye, konuma, kişiye tutunmanın beyhudeliğini iliklerinize dek hissedin ve hatırlayın; hissettiğiniz bu düş kırıklığı dahi gerçek değildir. Gerçek, yoktur; varolan ve hep olacak olan tek yegane şey yokluktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Â. Blogger tarafından desteklenmektedir.